Bebeksiz tatil güzel tabi de, sonrası??

Anne dediğin bebeği bakıcıya, anneanneye, babanneye bırakıp tatile gidebiliyorsa şanslıdır. Diyelim ki siz de bu şanslı ebeveynlerdensiniz, tatilin ilk günleri böyle ‘cesur yürek’ misali ordan oraya koşmak istersiniz… Sadece kendi yemek saatinizi düşünmek bile yeterlidir zihnin dinlenmesi için…Uyuması için pış pışlanacak kimsenin olmayışı ( eşinizin böyle bir huyu varsa bilemem tabi 🙂 , uyurken yataktan mı düşer, fazla koşarsa kaşı gözü mü patlatır endişesi olmadan ”sadece kendinden mesul olmak” zaten başlı başına bir kafa tatili değil midir anne dediğin kişi için???  🙂

Tatilin 1. günü

Doğuştan enerji içeceği içeriğikli kocamı saymazsak  zaptetmem gereken çok fazla birşey olmadığı için Berlin tatilimizin ilk günü”çocuksuz günlerde ne de çok vakit varmış kendimize ait” diyerek geçti.

Bakınız  anne dediğin nasılda mutlu!! Saçları ahenkle dans ederken gözlerinden 48 saattir bez değiştirmemenin mutluluğu fışkırıyor adeta!!!

berlin

2.gün :

İkinci gün yeni yıl heyecanıyla geçti. Akşamına ise bütün bir yıl bugünü bekleyen Berlin halkının havai fişekleri eşliğinde yeni yıla girdik. Bu arada normalde havai fişek patlatmak yasak olduğu için herkes bu gece kendini havai fişeğe vurmuş durumda.. Size kısa bir video ekliyorum, cep telefonuyla olduğu için siz bu görüntüyü 10 katı olarak hissettiğinizi düşünün.

Berlin’de yeni yıl kutlamaları

Bende ise toplamda 3 gündür yani taaam 72 saattir bez değiştirmemenin havai fişekleri patlıyordu. Tüm Berlin benimle birlikte ‘yaşasın kakasız 2017!!!” diye haykırıyordu adeta!!!

3. gün :

Yavaştan bir hüzün mü basıyor beni ne ? Yani çok mutluyum ama bir yandan bir iç burkulması yaşıyorum aynı anda. Güzellik yarışması kazanmış kızlar gibiyim, bir yandan bu tatili geçirmemde emeği olan kocama teşekkür edip diğer yandan ağlıyorum Nefes’i özlediğim aklıma geldikçe :((( Berlin’in parıltılı yılbaşı süslerinin içinde dolaşırken aniden telefonundan video açıp, ”ayyy bak ilk yürüyüşü bu,  ne tatlı değil miii ?” diye yanımızdaki (çocuksuz) tatilci arkadaşlarımıza göstermem belki biraz can sıkıcı bile olmuş olabilir tabii…

4.gün:

-Aaaa ne güzel bir meydan burası ( wi-fi varmı kontrol)

-gerçekten harika bir kule.. ( wi-fi az çekiyo sanırım)

-hmmm gördüğüm en olağanüstü eser! ( burda wi-fi yok. Hadi Starbucks’a  gidelim )

Anneanne ve dedeye torun bırakıldığı yetmiyomuş gibi mümkün olan her an görüntülü konuşma yapılmak suretiyle  bir de teknoloji  imtihanı yapılır.

5. ve Son gün : 

Neredeyse ”Çoğğğkk özleeğğdiiiimmm ççooğğk” diye sokaktaki almanlara sarılma noktasındayız. Görüntülü konuşma sıklığı saatte bire çıkmış durumda. Tatilden eve dönüş için en fazla heyecanlanan kişidir anne dediğin! Baksanıza sokaktaki yılbaşı pazarındaki tipime! Tam bir huysuz :)) Fotoyu çeken koca iyi yakalamış valla helal 🙂

berlin-2_ink_li

 

Sonuç:

Bu tatilden kendime şu notları çıkarıyorum.

  • 5 gün senin neyine kızım, 3 günlük tatil yeterlidir.
  • Mümkünse  her daim görüntülü görüşme yapılabilecek, bol internetli  lokasyonlara git.( Berlin bu konuda süper, sokakta bazı noktalarda  #Berlin isminde wi-fi mevcut 🙂
  • Aşırı soğuk, yokuş, kalabalık vs gibi etmenler yoksa muhakak onu da götür!!!

1 gün önceden anneanneye bırakıldığı ve uçuşun ertesi günü gidilip alındığı için tam 7 gün ayrı kaldıktan sonraki halimiz…

berlin-3

Kapıdan içeri girer girmez montumu bile çıkarmama müsaade etmedi. Boynuma kafasını koyar koymaz yaklaşık 2 saat bu şekilde kaldı, ki bilen bilir Nefes hareketli bir bebek, öyle sakin hanım hanımcık oturması için ya çook yorgun ya hasta olması gerekir. İşte onun bu hali ‘hay gitmez olaydım tatile’ noktasına getirdi beni 😦 Ama tabi anne dediğin kişininde bazen molaya ihtiyacı var. Yaptık bi kere bu tatili, dönüşü yok… Ne yani bir kere de onunla gideriz, ödeşmiş oluruz. Bu arada Nefes’i Berlin’e götürmeme sebebim çok netti.  Yılbaşında aşırı soğuk oluşundan gerçekten korktum!

Tatil kısmı böyleydi peki ya sonrası?

Korkutmak gibi olmasın ama tatlı tatlı yemenin acı acı sonrası var…

  • Birlikte oyun bahçesine giriyoruz hatta beni orda bırakıp kapıyı üstüme kilitliyor 🙂 Gitmeyeyim diye sanırım :))) akıllı çocuk…
  • İlk 4 gün 24 saat yanak yanağa gezdik.
  • Oturmuş olan uyku düzeni tamamen bozuldu.
  • Çok özlediğinden olsa gerek deli gibi uykuluyken bile bana yaslanıp ayakta uyumaya çalıştı.
  • Kesinlikle yatağa almam diyen ben bile dayanamadım ve ilk 3 gün bizimle uyudu …
  • Yanımızda yatmadığı ilk gün olan 4. gün saatbaşı uyandı.
  • Babanın forsu yerle bir, eskiden akşam uykularında o uyuturken bu ihale de bana devroldu 🙂 hayırlısı…
  • Dediğim gibi şuan 1 hafta geçti tatilin üzerinden, uyku düzeni hala karman çorman ama evdeyken yanak yanağa durumumuz biraz düzeldi, bazen izin veriyo yemek filan yapayım diye 🙂

Birde 1. yıl sonunda ‘anneye aşırı bağlanma dönemi’ mi ne oluyormuş, biz bir de üstüne ‘ayrılık acısı sendromu'(!) ekledik çocuğa, hadi hayırlısı. Hayır onca verdiğim uyku eğitimi heba olmasa bari…

Lakin benim bebekli ve bebeksiz tatil yorumlamam bu kadardır. Bebekli tatili geçenlerde yazmıştım. Kaçıranlar  için linki burada 🙂

Okuyacağınız bilmem kaçıncı bebekli tatil yazısı 🙂

Şimdi bunun üsütüne tatile bebeksiz gidip, tüm bu yaşananlara ok dermisiniz? Yoksa aman yok canım ben bunları yaşayacağıma tatile matile gitmem mi dersiniz?? Ne dersiniz??

dsc_2149_ink_li

 

Okuyacağınız bilmem kaçıncı bebekli tatil yazısı :)

Bebek sahibi olduktan sonra internette karşılaşma ihtimalinizin çok yüksek olduğu bir yazı ile karşınızdayım. Bebekle tatile gidilir mi?ah tabiki gidilir, ne var yani bakın biz bebemizi taktık kolumuza bilmem nerelere gittik!, çok da abartmamak lazım ” diyenler doğumdan sonra aylarca gaz sancısından, kolikten, vs den dolayı uyumayan anne-bebek ikilisinin şimşeklerini doğrudan üzerine çeker söyliyim!

Bu sorunun cevabı tamamen anneye kalmış durumdadır. Bir anne olarak ben tatil öncesi kendime şu soruları sordum, cevaplarımı tarttım, sonra bavulumu hazırladım.

  1. Bebeğimin beslenmesi için gerekli yiyecekleri nasıl bulacağım?

Öncelikle sunu düşün, bu bir tatil ve tatil seninle tatlı eşin kafasını dinlesin, motive olsun, daha iyi ebeveynlik yapabilsin diye yapılıyor. Bu durumda organik şeftali, kabaklı sebze püresi vs gibi şeyleri bir hafta yemese bebeğine hiçbir şey olmaz. aaaaa katiyen olmaz diyosan yazının burdan sonraki kısmını okumayabilirsin 🙂 hadi geçmiş olsun. Bebeğin 18 yaşına gelip ayrı eve çıktığında huzurla tatile çıkabileceksin! Ben sıcak su ile hazırlayabileceğim toz mama desteği aldım( tahıllı olanlardan özellikle) ve bol bol meyve ile enerji depoladık. Bir de emzirmeye devam ettiğim için sıkıntı yaşamadık. Hem o da buharda haşlama sebzelerden biraz sıkılmış olmalı ki tatil boyunca durumundan gayet memnundu 🙂

2.  Acil durum çantası nedir? içinde neler olmalıdır? 

Acil durum bir bebek için ateş,  burun tıkanıklığı ve pişiktir benim için. Sonuçta biz bile ateşimiz çıkınca huysuz olabiliriz, nefes alamazsak zaten hayati bir fonksiyon kaybı olur, e bir de popomuz rahat olsun isteriz değil mi? Ama sizin ilaveleriniz olursa bu yazıya yorum olarak aşağıya ekleyebilirsiniz 🙂 Dolayısıyla bir ateş düşürücü şurup ( ki buna başvurana kadar bir sürü yöntem mevcut- ılık duş vs ), bir pişik kremi ( mümkünse  seyahat boyu ), bir kaç tane de serum fizyolojik( o burundan hortumla çekme işini en tatlı bebiş bile yaptırmaya pek yanaşmıyo, serum fizyolojiği sıkıp beklersen kendisi sulanıp akıyo zaten ) yeterlidir.

        3. Eşimden tatilde gerekli desteği alabilecek miyim? ( bonus puanlı soru) 

İlk iki soruyu hallettiysek bile bu üçüncü soru tatile çıkıp çıkamama konusunda size nihai kararı verdirecektir. Çünkü evinizin konforunda bile bebişle bir gün bazen sıkıntı yaratabilirken, belli imkanların kısıtlı olması durumunda bir destek şart. Yoksa o tatil değil ev dışı bir survıvor ortamında çocuk bakma olayına dönüşebilir ki yine huzurlu tatil için 18 sene beklemek zorunda kalabilirsiniz.

Sonuç olarak bir kız bebeğe göre oldukça hareketli ve aktif bir bebek sahibi olarak 50 günlükken ilk seyahatimizde Antalya’ya gittik. Aktif bebekten neyi kastettiğimi bir fotograf ile sizlere anlatabileceğimi düşünüyorum 🙂

aktif-bebek

Daha sonra Nefes 8 aylıkken Bozcaada’ya gittik. Ada olmasından dolayı etraftan oldukça cesur olduğumuz konusunda da yorumlara maruz kaldık. Ama olsun gideceğiz dedik, çünkü anne babasının tanıştığı yeri görsün istedik 🙂 Sonuçta ada da olsa orda da bebekler var değil mi?? Tabi burda hemen söylemeliyim ki geçen sene hamileyken Bozcaada’ya gittiğimizde 8 aylık bebekleriyle gelen tatlı bir çiftten de azcık cesaret aldık !

Bu arada Bozcaada gün batımıyla meşhurdur. Gün batımına giderken Nefes’in uyku saatini ayarlayıp gitmek bize gün batımında romantik bir kaç dakika kazandırmış, Romantizm ” ne işim var lan burda” şaşkınlığı ile Nefes aramıza katılınca son bulsa da, yaşadığım en keyifli gün batımı olarak anılar arasında yerini aldı.

bocaada

 4. Konaklama yapacağımız yerde neler muhakkak olmalı?

Bebek yatağı ( park yatak) ve mama sandalyesi diyebilirim. Ama olmazsa da dünyanın sonu mu? Tabiki değil ama tatiliniz azcık zorlaşabilir… Nefes normalde park yatak nedir bilmeden büyümüştü. Burcu gereği (yay) sıkışık yerlerde tutamıyoruz kendisini 🙂 Ama tatil moduna o da girmiş olacak ki oldukça mutlu oldu, sevdi bile diyebilirim. Yani bebeğiniz tatilde sevdiği seylerden vazgeçip sevmediği şeyleri de sevebiliyor. Ama döndüğünüzde aynı eski bebeğiniz geri geliyor, korkmayınız.  Park yataktaki şu mutlu bebeğe baksanıza!!

bebek-yatagi

Diyeceksiniz ki şimdi bu kadar bebekli tatil yazısı yazıp, sonra Berlin uçağına binip Nefes’siz ilk tatilimize gidiyor olmak nasıl bir çelişkidir? 🙂

Ama bebekli tatilin bebeksiz olanına göre farkını anlayabilmek için onu da yaşamak lazım değil mi?   :))

Özetle bebekli tatil olur, bebekli tatil yok olmaz kararı bu yazıyı okuduktan sonra sizin bileceğiniz iştir. Nacizane yardımım dokunabildiyse ne mutlu bana 🙂