Nereye yapcaz bu çişi?

Çocuğu olmayan kişiler; kendinizi yanlışlıkla bu yazıyı okurken bulduysanız hemen uyarayım bolca miktarda ”çiş” ve ”kaka” içeren bir yazı. Sonra üüfff ne biçim konular konuşuyo bu kadın deyip çocuk yapmaktan soğursanız suçlusu ben olmam, ona göre 🙂

Kabullenme 1) Zor bir iş!

İşin zor tarafı var olan bir alışkanlığı durup dururken değiştiriyor olmak. Doğduğundan beri çişini ve kakasını bez denen teknoloji harikasına bırakan ve buna rağmen ne ıslaklık ne rahatsızlık hissetmeyen bebeğinize, diyorsunuz ki bak canım bundan sonra o beze yapma gel bu lazımlığa yap, efenim tuvalet kağıdı kullan, haydi sifonu çek, ellerini yıka vs vs… Zaten beze yapma kısmında ‘niye??” diye sorsa diğerlerine geçemeden sınıfta kalırız. O sebeple konuşmayı tam olarak çözmeden bu işi bitirmeli bence !! Doğal olarak önce ona bu işin bir faydası olduğunu hissettirmeliyiz. ( ona bi faydası yok aslında sana var, ama hadi bunu çevir  nası çevircen 🙂 Tuvalet eğitimine 2 yaş gibi başlanıyor genelde. Bu yaşlardaki çocuklarda da bak ulan nasıl da yürüdüm ( alkııış), baakınnn nasılda elimde tuttum bu kaşıığıı ( allkışşş) ahanda bu yaptığımıda beğenin ( alkışşş) gibi beğenilme ve takdir edilme duygusu mevcut. Bendeniz bu duygunun varlığıyla birlikte eğitime hemen bunu monte etmeyi uygun buldum.

Eğitim sırasında lazımlığa denk gelen çiş veya kaka olduğunda bir alkış, kıyameet, bir gol sevinci oluşturmanız şart! Hiç utanmayın çekinmeyin. Hatta öyle bir bağırın ki korkudan feleği şaşsın 🙂 şaka bi yana Nefes hanım denk getirdiği anlarda alkışlanıp, sevinç çığlıkları atınca epey sevindi, mutlu oldu… Oh dedik harika gidiyoruz!!

Kabullenme 2) Nahoş bir iş!

İşin nahoşluğu ise uğraştığınız şeyin pis bişiy olması ve uğraştığınız kişinin bundan bi haber olması. Evet hijyen önemli. Eğitimi verirken hele ki evde tek başınıza iseniz bu gerçek bir ciddiyet gerektiriyor. Çünkü az önce çişini yaptığı yere  az sonra elindeki kurabiye düşecek ve o kurabiye ağıza giderse ( güzelce temizlememişseniz) sıkıntılı konular sizi bekleyecek ( ööğkk) Dolayısıyla yer bezleri hazır bulundurulmalı. Popo silinen ıslak mendiller evin mümkünse her odasına, bir koşuda alınabilecek uzaklığa yerleştirilmeli. Ben yer bezlerinin yanına anında hijyen sağlayabilen hazır yer silme mendillerinde de kullandım. Ve olay anında ilgili kişiye(!) bir an bile arkanızı dönmemeniz gerektiği de bir gerçek. Bir başak burcu olarak bazen abartıyor muyum diye düşünsemde konu çiş ve kaka olunca barındırdıkları bakteriler gereği rahat olunmaması gereken konulardan biri diye düşünüyorum

Bu iki kabullenme ile yola çıkmak ve cebinize bolca sabır depolamak gerekiyor 🙂 Amaan canım çiş, kaka eğitimi işte derseniz ilk günden patlama ihtimaliniz çok yüksek !

Eğitimde hep söylenen ama bana uymayan konu ”Hoşçakal Kaka”

  • ”Kakaya bay bay deme” konusu hep konuşulur ama bana bir türlü gerçekçi gelmedi. Çünkü el sallayıp bay bay dedikten sonra o kişi yada şey hayatımızdan çıkmıyor. Mesela babaya da bay bay diyoruz ama akşam geri geliyor 🙂 İlk kakada bay bay dedirttim ama bay baydan sonra eliyle kokulu opucuk atarak , büyük bir çoşkuyla ugurladığını farkedince bu işten ben şahsen vazgeçtim :))))) lakin akşam olunca nerde benim kakam niye geri gelmedi diyebilmesinden korktum … yani kakaya niye kanka muamelesi yapıp el sallıyoruz kuzum? Sadece kaka gitti deyip kestirip atarak uğurladık kendisini, yeniden geleceğini bile bile 🙂

Birde bu işi çok uzatmamak en önemlisi, lakin çocuk hazır, sen de hazırsan genel deneyimler bu işin bir iki günde bittiği yönünde , ama gel gelelim günlerdir çiş ve kaka temizliyorsan, ilk gün lazımlığa yapan çocuk ikinci gün yapmak istemiyorsa bilki bir seyleri ya sen yanlış yapıyorsun yada o yanlış anlıyor. İkisi de mümkün 🙂 çok zorlama!

Peki Nefes hanım ve ben ne yaptık?

  1. gün çiş dedi gitti yaptı! kaka dedi gitti yaptı . Bir kaç ufak kaza dışında hersey harika ve on numaraydı. oo dedim yarın tamam bu iş…
  2. gün biraz isteksizlikle bir kaç kez başarılı sonuçlar aldık.
  3. gün lazımlığa sıfır kez , evin her yerine sayısız  çişleme şeklinde bir tablo ortaya cıktı.  Hatta lazımlığa otururken ayağa kalkıp, kakasını ayakta yaptı 😦  ve sonra yine oturdu. Benimle dalga geçer gibi!!

Sonuç olarak 19 aylıkken denediğim tuvalet mevzuunu 21 aylık olduğunda tekrarlamak üzere erteledim. Bu yazıyı yazmak içinse bir iki hafta bekledim. Bu bir iki haftada neyi yanlış yapmış olabilirim diye düşündüm, bolca okudum ve su sonuçlara vardım;

  • İlk günün başarısının heyecanı ile fazlaca çiş var mı kaka var mı diye sormuş olabilirim!! Bu onu sıkmış olabilir. Uzmanlar çok soru sormanın da problem yaratabileceğini söylüyorlar
  • 1,5 yaşından sonra deneme yapabilirsiniz demişlerdi, bende şansımı denedim. Erken diyebilirsiniz ama sinyal denen belirtilerin hepsini gösteriyordu . ( bezin 3 saat kuru kalması, çişini söylemesi vs vs )
  • Çişini yaptığını farkediyor ama bu söylerken bi yandan da yapıyordu. Sanırım senkronizasyon konusunda hazır olmayabilir. Zamanında yapamayınca da morali bozulmuş olabilir diye düşündüm.
  • Dönemin yaz olması itibariyle de gaza geldiğimi itiraf etmeliyim. Çünkü 2 yaşını doldurduğunda aylardan aralık olmuş olacak (!) Bir sonraki yaza kadar beklemek yerine şansımı denemek istedim.
  • Başak burcu titizliğimle de onu biraz ürküttüm mü acaba diye düşünmüyor değilim. Çiş yaptığında bağırmamak gerekiyor diye yüzbinlerce yazıda okusamda, durup dururken koltuğa doğru işeyen bir çocuğunuz varsa refleks olarak ”ayyyyy naapptınnnn” diyiveriyorsunuz :))) Ben ne kadar bağırmak istemesemde o bunu yanlış anlayıp korkmuş olabilir
  • Bir sonraki deneme için bu arada onu hiç zorlamayacağım lazımlık konusunda, ama denk geldikçe çişler kakalar buraya gidecek taam mı evladım gibi cici konuşmalarda yapacağım. Lakin herşeyin bir hazırlık evresi olmalı bence . 1. deneme öncesi bu konuyla ilgili kendisine bir bildirimde bulunmamıştım. Şok olmuş olabilir.:)

İşte bu işin #annededigin kişinin sabrını taşırması hem zorluğu hemde nahoşluğundan kaynaklı!! Bir de ufak tefek hatalarımızla olay hemencecik düğüm olabiliyor. Sıkıntıları büyütmemek adına ben 3 gün denenip tablo iyiye değilde kötüye gidiyorsa zorlamama taraftarıyım. İnstagramdan bu üç günlük macerayı paylaştığımda bir kaç uzmandan mesaj veya yorum aldım. Hepside sinyalleri aldıysam deneme yapmamın uygun olduğunu, erteleme konusundaki kararımında çok mantıklı ve doğru olduğunu söylediler. Bu yorumlar hem beni cesaretlendirdi hemde bu yazıyı yazmama vesile oldu diyebilirim.

Çünkü tuvalet eğitimi deyince hiç başarısız hikaye yok internette 🙂 Herkes pat diye bir gecede bırakıyor bezi. Kimi 4 yaşında kimi 3 yaşında ve sanki o yaşa kadar hiiiç denememiş ve hiiiç umursamamışça :))))) Lütfen paylaşalım. Denemelerimiz, özellikle başarısız olan deneyimlerimiz bu işe yeni başlayacaklar için süreci çok daha kısaltabilir. Ne dersiniz? Yorumlara sadece başarısız denemeleri yazalım lütfen :)))

Diş çıkartıyorum afedersin

Diş çıkartmaya başlangıç ile ilgili ilk yazımdan beri epey zaman geçmiş, Nefes hanımın ağzındaki dişler hepimizi yemeye yetecek sayıya gelmişken, 2. bir diş yazısı yazabilirim sanırım. Bence diş çıkartma dönemi herkesin hakkında en çok konuştuğu ve bundan dolayı olsa gerek en çok hurafenin olduğu konu.

  • Fayda-zarar karşılaştırması

Genelde karar verirken hep  fayda /zarar analizi yaparım, mühendislik huyum kurusun analizi severim. Diş için uygulayacağınız herşeyde bunu düşünün derim

Mesela diş jeli?

Kimine göre ilaç endüstrisinin şeysi, kimine göre etkisiz bişiy… Yadsınamaz bir gerçek var ki o da o jelin içindeki herneyse bile sürünce bebeğin ağlaması geçeceğine olan anne inancını yükseltmesi, moral – motivasyon vermesi diyebiliriz! Yıllarca ilaç üretimi, argesi satışı ve pazarlamasında bulunmuş birisi olarak diyebilirim ki evet içinde diş bölgesini hafiften rahatlatacak bir etken madde tabiki var. Ama ”çocoğomo olaç vormooycomm” diye direnip sabaha kadar o illet diş ağrısıyla ağlatmak bana göre değil baştan söyleyeyim. Peki onu sürünce bir anda gülücükler mi saçıyor. Tabiki hayır, ama gecenin ikisinde yes/no diye cevaplayamayacağınız sadece rahatlatmasına bile kurban olacağınız bişiy varsa o da diş jeli diyebilirim. En azından bir kere sürüp deneyebileceğiniz kadar masum birşey. Ve evet ben diş konusunda oldukça şanslıydım, ama gecenin köründe anlamsız ağlamalar olduğunda dişetinde kabarıklık gibi gördiğimiz yere sürdük ve  etkisi olduğuna inandık.

  • Doğal yöntemler

Bu yöntemlerin hiç zararı yokki, ilaç sürmekten daha iyidir diye düşünmeyin. Yeşil çayı bile fazla içersen zararı oluyor. Dolayısıyle çocuğa diş jeli sürmeyim, ilaçtır diyip bilmemne otunu bahçeden koparıp dişinin üstüne koymak çok daha tehlikelidir!!

Taze yeşil soğan

İşte benim en sevdiğim yöntem, doğal olarak yediğinde ağzın içini hafifçe uyuşturması eline veridğimiz ilk günden beri Nefes hanım için bir eğlence unsuru idi. Aşağıdaki fotoya tıklayarak 10 aylık Nefes’in soğanı nasıl yediğini görebilirsiniz.

Nefes hanım’ın yeşil soğan aşkı…

Donmuş anne sütü emziği

Bu fikir ilk gördüğümde çok orjinal gelse de pratikte biraz garip oluyor. Bir yandan eriyor, yapış yapış olma durumu var, bir yandan çocuk ne bu filan diye anlam veremiyor, soğuk vs sevmiyorsa zaten hiç şansınız yok, bizimki buz yediği için hoşuna gitmişti. Belki sadece ön dişler için kullanılırsa faydalı olabilir. Biz çocuğun dikkatini dağıtıp şaşırtarak ağlamasını susturma amaçlı kullanmıştık 🙂  deneme videosunun linki aşağıda…

Anne sütü emziği 🙂

Diş çıkartma ile ilgili ilk yazımı kaçıranlar aşağıdaki linke tıklayarak okuyabilirler.

Diş çıkartmaya hazır mısınız?

3. yazımda değineceğim konuları aşağıda belirtiyorum, eklemek istediğiniz bir konu varsa yorum kısmına belirtiniz.

  • diş hekimi kontrolu
  • ilk dişi görenin hediye alması mecburi midir?  🙂
  • diş buğdayı hadisesi

Bu arada bizdeki diş durumu; Sadece son azılar kaldııı son azılaaar… Delikanlıysalar teker teker gelmeleri dileklerimle…

 

Bebek geliyoor, hazır mısın?

Tebrikler hamilesiniz! lafını duyar duymaz hazırlıklar başlar! Odası, beşiği, kıyafetleri ve onun için lazım hersey! Derken sıra halihazırda oturduğunuz evinize gelir? eee haydi toplansın ortalık… HAYIR! Toplanmayacak o ortalık… Bebek kişisi yeni bir ortama geliyor. Bunu bilmeli ve anlamalı. Yoksa bi bakmışşsın çocuk ilkokula giderken salonun ortasında ev ödevini yapıyor. Sonra dersin ki ”ay napalımm sevmiyor odasında oturmayııı” sevmez tabi!… 🙂 ” ay nolcakk, feda olsun herseyim ona, dağıtsın evimi amaaan” vs gibi laflarla kendimizi memnun ediyoruz aslinda. Tabi ki cocuklarimiza canimiz feda, fakat onlara haklarini ozgurluklerini baskalarini kisitlamadan yasamalari gerektigini de anlatacak ogretecek olan bizleriz! Tabiki ara sira evimiz dagilacak, ama sonra birlikte toplayarak ogretecegiz.

Hooşgeldin bebek!

Bebek dünyaya gelmek üzere hazırlanırken içinde bulunduğu ortam karanlık, sıkışık, ıslak  ve sessiz bi yer… Sen aynı ortamı sağlamaya hiç çalışma bence, hiç hoş olmaz  🙂 Merak etme o da çıktığı an içinde bulunduğu yeri ne olursa olsun muhtemelen çok sevecek. Çünkü hiç bir hazırlık olmasa  bile sen varsın orda 😉

Peki ne yapacağız? Yeni dünyasını ona bolca anlatıp öğreteceğiz. Ona zarar verecek seyler haricinde hiçbirşeyi kaldırmayacaksın ortadan. Belki düşürecek, bir gürültü kopacak. İki.. üç… anlatacaksın.. Sabırla. Tabiki anneannenden kalma antika vazoyu ortada bırak demiyorum. Hem ona hem sana zarar. Ama örtüler, mumluklar, süsler ilk başta ilgisini çekiyor, alıp kurcalamak istiyor. Ama inceleyip ellemesine izin verirsen, 3- 5 kezden sonra bakmayacak bile. Sen ona ilk dokunduğunda çığlık kıyamet bağırırsan, o zaman her salona girdiğinde ilk oraya koşmaya başlayacak. Doğanın kanunu bu 🙂 kaçırılan kovalanır. Sende başlayacaksın hepsini kaldırmaya. Sonra onların yerine içerden oyuncaklar gelecek…

bebek-geliyor
koskoca ev varken, bu oyun parkında mı oturcam yahu????

Peki ama neden kasacağım böyle, bıraksam cümbüş şekline yaşasak ne olur?  Ben dağınık da severim, diye düşünebilirsin…ama işte her enteresan davranışın çocukluktan gelme olduğunu uzmanlar da söylüyor. ”Uzan bakim şuraya çocukluğuna dönelim” diyen psikologu hepimiz tanıyoruz değil mi?

Her istediği olan çocuklar ilerki hayatlarında nasıl duvara tosluyor görüyoruz. Belki sen ona maddi imkanlarınla, süpürge ettiğin saçınla en iyisini en harikasını veriyorsun.. ne şahane…

Peki ilk kez sevgilisi tarafından terkedildiğinde ne yapacaksın? sen mi alcan mı yenisini?

Hani şu ‘ya benim olacaksın ya gara topraaagıınn’ mantığında sevenler var ya… işte onları kim yetiştiriyor acaba? Tabiki anne dediğin ! Adam bıçaklamış onu terkeden sevgilisini 3 yerinden! Annesi de tv de diyoki, ”ah ben onu nasılda özenle büyüttümmm, yavrum nasıl yaptı böyle bir şeyi anlamıyorum”  Anlamazsın ki teyze. Adam ne istese alıyor 3 yaşından beri .Öğretmemişsin ki?? ( 3 yaşından  öncede muhtemelen düzgün konuşamadığından isteyemiyor yani 🙂

Yada dışardan gelen başka başka bir sürü tepkiye karşı nasıl davranıp nasıl başaçıkacağını nasıl öğreteceksin?? Evet tüm bunların eğitimi önce evin içindeki eğitimle, bebek  emeklemeyi keşfettiği anda başlıyor…

  1. O çocuğa bir odası olduğunu, kişisel alanının bu oda olduğunu
  2. Evin diğer alanlarının ortak kullanım alanı olduğunu ve saygılı davranması gerektiğini
  3. Anne-baba odasının anne -babaya ait olduğunu öyle zırt pırt girilmeyeceğini

SEN zamanında anlatmazsan… paşa paşa salonda oturursunuz şimdi ailecek.

Tabi burda hemen sesler yükselecektir. ”Ay zaten akşamları iki saat görüyorum çocuğumu!”

Evet bu da günümüz çalışan ebeveynlerin sorunu…  Yani bu senin sorunun. Hem yandan yandan survivor izleyip bir yandan cocuğunla ilgileniyor olmakla vicdanını rahatlatma canım 🙂

Hadi bakalım şimdi herkes odasına :)))

 

Diş çıkartmaya hazır mısınız?

Bu yaşta zor iş, kaldıki şuncacık bebe için çok daha çileli olması muhtemel… Hatta abarttığımı sanmıyorum ama bebelik sürecinin bence en meşakkatli olayı. Etinin içinden bişiy çıkıyo! aman yarabbim. Peki ama benim merak ettiğim şu;

  • Neden gündüz değil de gece çıkıyor?
  • Neden tam geçti derken yarım saat sonra tekrar vuruyor?
  • Neden kafada bir ateş oluyor?

1-Çünkü vücuttaki tüm ağrılar filan gece çıkıyor, bizde de öyle. Hormon dengesi değişiyormuş. Bir de vücüt gece bakım/onarım moduna geçince kan akımı onarım gereken bölgede yoğunlaşıyormuş, bu da ağrı yaşamamıza sebep olurmuş ( miş miş miş de muş muş muş diye bir şarkı geldi aklıma 🙂  Sonuç: gündüz uykunuzu iyi alın, geceye hazırlanın!!! Yada ağrı nöbetlerini anne-baba bölüşün. Haydi beyler mesaiye…

2-Sanırım bu surları koç başıyla yıkmaya çalışmak gibi bişiy 🙂 vuruyosun olmuyor vuruyosun olmuyor. Sabaha kadar deniyor o diş oradan çıkmaya … siz uyudu diye salya sümük uyku moduna geçmeyin, yarım saat sonraya alarmı kurun 🙂 hatta tavşan uykusu nedir bilmeyen ebeveynler ekran başına, çabuk öğreneceksiniz merak etmeyin!

3- Kafa ateşi tabiri diş çıkarma dönemiyle girdi hayatımıza. Bütün vucudun ateşi soğuk algınlıklarında karşımıza çıkarken, sadece kafanın ates gibi olup, koltuk altından ölçtüğünüzde 37 derece çıkması durumu. İnsana ‘noluyo lan bu çocuğa’ dedirten bir durum 🙂

Her yazının başına yazmak gerekir aslında. Tüm bebeler farklı, tüm bebelerin tepkileri de farklı. Bu yazan 3 özellik ise en genel özellikler sanırım. Ben Nefes hanım’ın dişi çıkarken özellikle şiddetli bir huysuzluk ve mutsuzluk haline tanık oldum. ne yapsan mutlu olmayan bir çocuk oluyordu. O gece anlıyorduk ki her an alarm çalabilir, çalıyordu da… Biraz anne şefkati, biraz kafaya konan serin bez, ve bolca güzel ninni ile huzur bulup kendini güvende hissetmesi ağrıyla baş etmesinde iyi geliyordu sanki.

Doktorun dediği…

Doktora sorduğunuzda malesef ne uyku konusu için ne diş çıkarma için pek de kesin bilgiler vermiyorlar. Bu konuda benim gibi yüksek beklentiye kapılmayın. Her bebe farklı olacağı için verdikleri bilgilerin işe yaramaması halinde sıkıntı yaşamamak  için sanırım risk almak istemiyorlar. Ben bu konuda oldukça hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim. Çocuk doktoru deyince çocuğu büyütürken ona sorcaz o söyleyecek sanmıştım. Öyle değilmiş o durum 🙂  Zaten ‘diş çıkarınca ne yapacağız?’ dediğimde ‘hiçbişiy’ demişti. Tamam ilaç yanlısı değilsin de bari yeşil soğanı söyleyeydin diyorum şimdilerde.

‘O alt azılar ne zooor çıkooorr’  diye hönküren teyze;

Zaten doktora ya da herhangi birine danışana kadar, siz istemesenizde size deneyimlerini aktarmaya çalışan çok gönüllü anne var. Ama nedense hep uykusuz geceler, gazlı bebeler , çok zor çıkan dişler filan anlatılıyor. Herkesin çocuğu bir canavar adeta. Ve en canavar çocuğu kim yetiştirdiyse o en harika anne! Nefes sosyal bi çocuk olduğu için gittiğimiz mekanda yan masanın dikkatini çabucak çekebiliyor. Oradada bir deneyim öbeği olduğunu hemen anlıyoruz. Tabi başlıyor bir sohbet;

ilk-dis

-ahh canım ne güzel de gülüyor 🙂 Adın ne senin bakiiiimm? (cocuğun cevap veremeyeceğini bilerek onu soru sormak enteresan bir takıntı, bana sorsa söylerim halbuki :))

-……

-Adıınnn ne seniiinnn heeee??

-(anne dediğin konuya dahil olur) Nefes.

-ayyy senin dişlerin de mi çıkmışşş, nasıll kaşınıyoo muuuuuuu??

-(anne dediğin yine iç ses olarak sohbete katılmak  zorunda) yok suan 14 tane dişi var zaten, kaşınmıyorlar sanırım.

-aaa bakimm ( çıkmayan hangi dişi varsa o dişe atıfta bulunarak) ayyyyy şimdi alt azılar geleceeekk, çook zor çıkar onlarr annnemmmm ahhhh ahhhhhhhh, ne de uykusuz geceler geçireksinizzzzz!!!

-(Nefes’te ”sorduk mu?” bakışıyla birlikte, ”bu teyze neden böğürüyor ” bakışının karışımı 🙂

-(anne dediğin) Peki bilgi için çok teşekkürler, size hayırlı günler..

halbuki güzel şeylerden bahsetsek dimi ama? moral bozmasak?

Bizde de oldu tabiki uykusuz geceler, ama bak ben böğürerek yazıyomuyum buraya?

İşimize yarayan bilgileri konuşuyoruz, ne de güzel oluyor!

Peki ilk diş ne zaman çıkar?

Bu konuyu Nefes hanım doğduğunda araştırdım. Çünkü bir çıkmaya başladımı hiç durmuyormuş bu süreç. Ardı ardına geliyorlar! Okuduğum kaynakta 7. ay civarı çıkar dediğinde oh dedim bu 7 ayda uyku düzenini oturtmak lazım. Derken ilk  diş 5. ayda geldi 😦 Ama 1,5 yaşında da gelse bu durum normal. Yani diyeceğim o ki; diş konusunda çok okuyun, bilgi sahibi olun. Ama kötü deneyimleri filan es geçin, çok da doldurmayın kafanızı negatif şeylerle. Siz pozitif olan deneyimler, diş ağrısına iyi gelen şeylerle filan doldurun kafanızı… iyi düşünün iyi olsun.

dis-cikartma
İlk ikisi kolay çıktı da, diğerleri için söz veremem tatlım!!

eee hadi bakalım ebeveynler hazır mısınız diş çıkartmaya ailecenek? Çok eğlencess :))

Pek yakında; Diş çıkartma yazımın 2. bölümü…

  • fayda-zarar karşılaştırması
  • Peki ya diş jeli?
  • Doğal yöntemler

ve daha fazlası için beklemede kalın…

Bebeğiniz için almanız gereken ilk 5 ve son(!) 5

Bebek ihtiyaç listeleri var. Hamileyken girdiğin bebe mağazalarında eline tutuşturuveriyolar ki gördüğün an  heyecandan oracıkta bir an önce doğur !

Liste bir de aylara ayrılmış, kimisi ilk üç ay için, kimisi 6. aydan sonra lazım neyseki.. Listeyi bu şekilde hazırlayanlardan Allah razı olsun. Hani ilk üç aydakileri alcan, taksitleri biter bitmez öbür ayın malzemeleri için alışverişe çıkcan… Valla bir çoğunun bebek malzemesi üreten firmalar tarafından atmasyon olduğunu hissediyorsun zaten listenin uzunluğundan. Ama Nasrettin hoca misali ‘ya tutarsa?’ diye de düşünüp hangilerini almalı hangilerini  pas geçmeli kısmına geliyorsun. Bir de buna hamilelik hormonları filan eklenince ciddi sıkıntı olabiliyor 🙂 ( heleki benim gibi başak burcu olanlara ve özellikle kocalarına sabırlar diliyorum! Neyse ki ben tecrübeli arkadaş tavsiyeleri ve kendi hormonlarımdan bir mix yaptım 🙂 sonucu burdan paylaşmak istedim. Ola ki etrafınızda doğurmuş kimse yoksa  diye tecrubelerimi şuraya bir yere bırakıyorum.

#annedediğin top 5

1. At yemliği şeklinde önlük

Özellikle blw yapanlar için olmazsa olmaz bişiy. Onu taktıktan sonra isterse evin içinde dolaşarak biskuvi yesin, etrafa zerre kırıntı düşmüyor 🙂 Şahane bişiy. Ben Amazon’da gördüm ve resmen aşık oldum. Sipariş ettikten 20 gün sonra kapınızda. Türkiye’de bu kalite ve bu fiyattakini bulamadım. Yoksa bez önlüklerle yoğurt bile yedirirken önlüğü pas geçip kucağına damlıyor ya, delirmemek elde değil.

 

2. Katlanabilir banyo küveti

stokke-katlanabilir-kuvet

Bebek alışverişi yaparken o heyhüla gibi şeyi evin neresine sokacağız diye düşünüp duruyordum. Bir de bebeği hergün yıkayacağınız düşünülürse 🙂 Dolabın tepesi, yatağın altı, kapının arkası.. yok olmaz hiçbirine sığmaz bir boyut. Taa ki aşağıda resmini göreceğiniz zibidiyle tanışana kadar bu soru kafamı kurcaladı durdu. Markasından ötürü fiyatı pahalıdır diye düşünmeyin, zira normal katlanmayanlarıyla arada 20 lira filan var. E bu fonksiyon için değer bence 🙂 Banyo sonrası katlayıp banyoda istediğiniz araya sıkıştırabiliyorsunuz.

3. Biberon ısıtıcı

Emziren anneler pek işimize yaramaz diye düşünebilir ama eninde sonunda o süt bitiyor 🙂 Dolayısıyla sadece süt ısıtmak için değil, buz çözme fonksiyonu ile de imdadınıza yetişen bişiy.

4.Ev patiği

"Babam beni boyle begenir mi?" pozu 😻😻#ask #ilkask #babakizaski #love #fatheranddaughter #nasildabiliyorsuslendigini @onattutenler

A post shared by 💝 Sinem Başarır Tütenler (@annededigin) on

Büyüklerimiz demiş ki başını serin tut, ayağını sıcak. İşte o misal ilk aylarda yerlerde sürünen, emekleyen, koşturan, zıplayan ve her şekilde yere sizden daha yakın olan yavrunuzun ayaklarının üşüyüp üşümediğini dakika başı kontrol edemeyeceğinizden giydirin şirin bir uludağ kar botu görünümlü ev patiği, dolaşsın evin içinde Ahu Tuğba gibi 🙂

5. Anne memesi tarzı biberon

 

medela-anne-memesi-biberon

Emzirmek önemli, ilk 6 ay anne sütü. Burda hemfikiriz. Fakat sütü gelmeyen var, bi gelip bi gelmeyen var, sütü yetmeyen var, işte arada sütü sağıp anneanne yada babannenin vermesi gereken durumlar var, var da var… Özetle normal biberonlar sıvıyı fışır fışır verdiği için bebeği tembelliğe alıştırması korkusu da var! Anne memesine benzeyen, bebek çekmedikçe akmayan bir biberon kenarda bulundurmak şart. Süt ne zaman azalır ne zaman biter belli olmaz, olduğu anda nöbetçi eczanede bu biberonu aramak ve panik olmamak için alın koyun köşeye. Süt işi bu şakaya gelmez 😉

Peki ya…?

Cam biberon? çok isteyip, kısmet olup da alamadığım şimdilerde ise zerre pişmanlık duymadığım bir malzeme. Plastik olmasın biberon, cam sağlıklıdır diye düşünsek de, kaynar sıcaklıklarda sıvılarla temas etmediği sürece plastik (özelliklede bpa içermediğinden) o kadar da zararlı değil. do not panic!

Diş kaşıyıcı?siz almasanızda bir şekilde hediyelerle vs evin içine girmesi muhtemel bişiy. Ama bilinki bebekler her türlü malzemeyi diş kaşıyıcı olarak kullanıyor zaten.

Sterilizatör? Valla ben kaynattım herşeyi. Bunu da ya mutfağı toplarken ya yoğurt mayalarken organize ettim. Onlar kaynadı ben işlerimi hallettim. Sonrasında kurumaları için bıraktim ve ta daa!!! ertesi gün kullanıma hazır emzikler ve biberonlar vsler… Sterilizatör nasıl zaman kazandırıyor veya fazladan ne yapıyor, beni ikna etmek isteyen varsa yorum kısmına yazsın 🙂 Mikrodalga ile steril edenleri zaten anlayabilmiş değilim, steril malzeme vereyim derken mikrodalgalara maruz kalmak(!) kaldı ki evime bile sokmadım ben o mikrodalga şeysini, bırak ki çocuğun eşyalarını onunla steril edeyim.

Uyku tulumu? Çok gerekli sandık, gece üstünü örtmüyo malum zamane bebeleri. Kime sorsan ay bizim çocuk örtünmüyo da! serzenişiyle karşılaşıyosun, anlaşılan herkesin bebesi aynı. Gittik aldık tulumu, ama bizimki meğer ateşliymiş, kan ter içinde kalıp bir de uyluları bozulmasın mı! Tövbe diyerek kenara attık uyku tulumunu, belki karlı geceler veya kalorifer bozulursa kullanırız 🙂 e anneanneler sobalı evlerde büyürken mothercare’in uyku tulumu mu varmış ki?? 🙂

Kirli torbası? Bu da değişik versiyonları olan, hatta nevresim takımı ile bir örnek olanını bile gördüğüm ve neden satınalmak gerekir bilemediğim bir parça 🙂 Bebeğinizin odasının renklerinde bir yastık kılıfınızı gayet de güzel kirli torbası olarak kullanabilirsiniz 🙂 Zaten içinde kilolarca kirli birikmiyor 🙂

Daha yazsam roman olur ama bence ilk etap için ilk 5’i hazır edin, son beşe bulaşmayın derim.

Sizlerinde gerekli yada değil gördüğünüz parça varsa yorum kısmına eklemeyi unutmayınnn 😉

Kara oturma üşütürsün!

Yıllarca bu cümleyle büyüyen 79 model bir kişi olarak söylüyorum ki bu cümle bazıları için geçerli değil !!

kar-nefes

Bu yazıyı yazmak için özellikle yağan karın tamamen ortadan kalkmasını bekledim. Ufaklığın hasta olmaması da önemli tabi. Hoş buralarda hala kar var ama, yine de artık bişiy olmaz diye yazıyorum!!

Nefes kış bebesi, onu karla geçen sene bu zamanlar sembolik olarak tanıştırmıştık.

Hatta  40’ı uçurulmamış çocuğu sitede gezmeye çıkarttığımızı duyan anneannemiz kalp krizinin köşesinden dönmüştü. E bu sene resmi bir tanışma olmalıydı değil mi?

Kazak giymeye bile  sıkılan bir çocukla kar yağdığında  ne yaparsınız? Ayağındaki kar botu değil, pantolonu gayet kumaş, atkı ve  bere Allah’ın emri tabi de eldiveni giydiremedik. Fotolarda eldiveni varsa da poz verebildikten 10 saniye sonra çıkartlıyor! Çünkü karları bizzat hissettmek istiyor! Bende bere, eldiven, mont üçlüsü, içlik, kışlık bot varken çocuğumu böyle kara  çıkartmak hakikaten bir suçluluk hissi yaşatıyor tabi ama yapacak bişiy yok.

Aslında Nefes doğduğundan beri onu hiç kat kat giydirmedik. Alışmayınca da sonradan olmuyor böyle şeyler 🙂

Diyeceğim kısa ve öz! Alıştırmayın. Siz de insansınız, sonra giydiremediğiniz ilk fırsatta, rüzgarın estiği ilk dakikada, unutuverdiğiniz bir anda o çocuk hasta olacak!!! Her daim yanında olamayacaksınız, bunun bakıcısı var, yuvası var, okulu var.. var da var… Ben bir de sıkıntılı bir anneyim, öyle onu yap bunu yap, kafanı kapa, üstünü ört, altını aç diyemem. Bir çok şeyi kendisi yapmayı öğrenmeli. Blw’ye de başlama sebebim buydu. Ben öyle yıllarca ağzına yemek tıktıramam çocuğum. Hiç unutmam bir gün anneanneden fırçayı yemişliğim bile var;

-ee bırak kızım bezini de kendi değiştirsiiiiiiiiinn 🙂

Neyse işte zaten o kat kat giydirdiğiniz penye bluzların ısıttığı yok, üst üste giyilen hırkalarında terletmekten başka etkisi yok. Bırakın ferah takılsın yeni nesil bebeler. Folik asit çocuğu bunlar maşallah hiçbişiy olmaz. Boşuna mı içtik hamilelikte o vitaminleri filan 🙂

Alın size örnek videolar, vallahada hepsi gerçek… Bir de elleriyle yediği kar yetmediği için kafasını kara gömdüğü video var onu da bulursam ekliycem! ”Bi mışıllıhınızı alırıs” :)))

Karda kar yiyen bir yaşında bebe için tıklayınız 🙂

Dışarı çıkmadan da kar yiyebilen bebe için tıklayınız! 🙂

Çeşit olsun linke tıklamaya üşenenler için bu da you tube videosu ;

 

Sonuç olarak ‘kara otur canım,  üşüyünce kalkarsın’ !!!

Doğum lekesi niye olur ki?!!

Leke dediğin çitilenir, leke dediğin  çamaşır suyuna bastırılır 🙂 Ama bu leke öyle bir leke ki gördüğünde böyle için bir hoş olur, dünyanın en tatlı lekesidir o!

Sevilen lekelerle ilgili Nefes doğana kadar hiç bir ilgim ve bilgim yoktu. Hatta doğduğunda da pek bir bilgimiz yoktu. Çünkü doğduğunda doğum lekesi yoktu !!!! Ay nası sonradan oldu hastanede karışmış olmasın demeyin, çünkü bizim doğum lekesi tam 20 gün sonra ortaya çıktı ve ve yaklaşık 15 gün içinde daha da koyulaştı 🙂 Evimize gelen dostlarımız farketti hem de ” aaaa bu kızın doğum lekesi varr ne şirinnn” dediklerinde eşimle birbirimize şaşkınca  ve birazda korkuyla baktığımızı hatılıyorum!!

kayip-balik-nemo-2

Doğan her 100 bebekten 10’unda doğum lekesi oluyormuş meğer. Oldukça yüksek bir oran bu! Tabi şekli de önemli 🙂 Kızımın göğsünün hemen üstünde bir balık  şekli var, hemde öyle sarıkanat, çupra filan diil yani bildiğin kayıp balık nemo!!! 🙂

kayip-balik-nemo

Tamam böyle çizgileri filan yok canım, turuncu da diil 🙂 Ama bildiğin bu balığı andıran bir şekil. Hemen doğum albumunu açtık baktık. Hiç bir fotoda en ufak bir iz yok! Ama doğumdan sonra hiçbir yerde 5 dakika bile yalnız bırakmadığımız için karışma ihtimali de yok neyseki!! Meğer doğum lekesi doğuştan olabildiği gibi bir kaç hafta içinde de oluşabiliyormuş. Neyse ne olduğu önemli diil tabi de nasıl olduğu önemli? Başımıza gelince araştırdık biraz. Yok efenim komşunun bahçesinden izinsiz bişey almış mıymışım? Yoksa canım birşey istemiş ama yiyememiş miyim??? Yoksa bişeyler mi almışım bi yerlerden izinsiz ? Gibi gibi bir sürü rivayet var bu konuyla ilgili… şimdi gelin birlikte inceleyelim bu durumu;

1- Komşunun bahçesinden bişey almış mıymışım?

Balık bahçede yetişmez, ola ki komşumun bahçesinde akvaryum var, manyak mıyım karnım burnumda bahçeye girip ordan elimi sokup balık alıcam?

2-Yoksa canım birşey istemiş, yiyememiş miyim???

Valla balığın anavatanı Sarıyer’de oturduğum için her yer balık, hamileyken de haftanın en az 4 günü balık yiyordum 🙂

3-Yoksa bişeyler mi almışım bi yerlerden izinsiz ?

He evet, Bostancı iskeledeki balıkçıların ordan geçiyordum, atıverdim cebe bir tanesini 🙂

Valla konukomşunun türettiği bütün ”doğum lekesi oluşumu” varsayımlarını çürüttüm. lakin bizimkinin sebebini bulamadık. :)))

Siz de varsa  daha başka öneriler,  yorum olarak yazınız, daha detaylı araştıralım 🙂

İnternette doğum lekesi nasıl çıkar diye de bir sürü yazı var, ama bu kadar şirin ve kişiye özel bir mühür  niteliğindeki izi sildirmeyi biz hiç düşünmedik, büyüyünce  isterse kendisi uğraşsın.

Bu arada Nefes’in doğum lekesini fotografta bulabilirsiniz sanırım 🙂

Gerçekten Nemo’ya benzemiyo mu????

dogum-lekesi
Nefes 7 aylık- pehlivan mode 🙂